10 KASIM’IN BENDEKİ AKİSLERİ

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Beyaz zambaklar ülkesini bilir misiniz? Hani şu Finlandiya’nın kalkınma öyküsünü anlatan ve Atatürk tarafından hepimize okumamız için tavsiye edilen kitap… Peki “okuduk mu?”…

Nutuk… Osmanlının makuz kaderini ve işgalci devletleri yenerek Cumhuriyeti nasıl kurduğumuzu anlatan eser… Atatürk’ün kitabı. “okuduk mu?”…

Açı, üçgen, limit, yüzey, uzay, aritmetik… Bu kelimelerin ve dahil oldukları “Geometri” kitabının ömrü savaşlarda geçen Mustafa Kemal tarafından bizzat yazıldığını ve matematiğin adalet dahil herşeyin anadili olduğunu biliyorsak eğer, matematiği sevmiyor olmamız neden? Adaleti ve bilimi kanıksamak için Matematiği “Okuduk mu?”…

Genellikle arabamızın arka camına, milli günlerde profil resmimize, iktidar partisi ve yandaşlarına karşı nisbet yapmak için sosyal medyadaki paylaşımlarımıza, atkımıza, beremize, anahtarlığımıza, telefon kılıfımıza… Safımızı belli edelim diye hemen her objemize kazıdığımız o meşhur imzayı  ( ) mesela… Hangi kanun metinlerinde, hangi kuruluş sözleşmelerinde, hangi kararlarda görmüşüzdür dersiniz? Ata’nın bizzat imzaladığı anlaşmalardaki o güzel imzayı orjinalinden merak edip, üstündeki metnin anlam yüküne haiz olduk mu? Atatürk’ün bizzat kaleme aldığı o yazıları… “Okuduk mu?”…

Cumhuriyet’in kuruluş sözleşmesi olduğunu vurguladığımız, 2023’de sona ermediğini ısrarla söylediğimiz, madenlerimizi ve yeraltı kaynaklarımızı çıkartmamızı engellemediğinin altını çizdiğimiz, İsviçre’nin LOZAN kentinde Mustafa Kemal ve kurucu irade tarafından imzalanarak özgürlüğümüzü bize hediye eden o uluslararası antlaşmanın metnini… “Okuduk mu?”…

10 Kasım geldiğinde ısrarla ve gururla Atatürk’ü anıp, Anıtkabir’de, Dolmabahçe’de, TBMM’de, Atatürk büstlerinin önünde poz verirken belli ettiğimiz safı, taraf psikolojimize yenilip aslında iktidara “çatlayın/patlayın” mesajı vermek için tutuyorken çoğumuz, “Gençliğe Hitabe” ile bizlere verdiği mesajı hiç anlamak için “okuduk mu?”…

İnancını yaşamak için dinine sarılan vatandaşı, sırf iktidar partisine oy verdiği için, inandığı dinin ilk emri (OKU) ile sorgularken biz, vazgeçtim hadi kitaptan, romandan, mecmuadan… Allah aşkına, günlük bir gazeteyi layığıyla “Okuduk mu?”…

57 yıllık yaşamının yarısından fazlasını savaşlarda, cephelerde, devlet meselelerinde harcamış ulu önderin savaşta bile kitap okuduğunu, modern bilimlere ve sanata kafa yorduğunu, müziğe, dansa, kültüre önem verdiğini bilip, söyleyip, paylaşıp… Safımızı belli edip edip, işimize gelmediğinde günlük yaşamda bildiğimizi “okuduk mu?”…

Okumamız, yazmamız, üretmemiz, kalkınmamız için her türlü koşulu sağlayıp, bizleri muassır medeniyet seviyesine çıkarmak için ömrünü feda eden liderin, “Eğer memleketi kurtarmak için bir lidere ihtiyaç duyuyorsanız ben size hiçbir şey öğretememişim demektir” sözünü doğru “okuduk mu?”…

Sarı saçına, mavi gözüne hayran kaldığımız, etten kemikten varlığına tutulup kaldığımız o büyük lider der ki; “BENİM NAÇİZ VÜCUDUM ELBET BİRGÜN TOPRAK OLACAKTIR. ANCAK TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR!”

Atatürk; 1881’de doğup 10 Kasım 1938’de ölen bir insan değildir. Atatürk; okuyan, üreten, kalkınan ve küllerinden yeniden doğmayı bilen bir milletin ta kendisidir… Ben, sen, o, biz… Memleket için doğru birer karaktere sahip olup Mustafa Kemal’in öğretilerini doğru “okuduğumuz” sürece, ATATÜRK hepimiziz!

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

code